Geride bıraktığımız 2020 yılının ülkemiz ve dünya açısından pek iç açıcı bir yıl olduğu söylenemez. Özellikle Covid-19 küresel salgınının etkileri 2021 yılında da devam etmektedir. Böyle bir ortamda önceliğimiz sağlıklı ve güzel günlere yeniden kavuşma dileği ve çabası olmalıdır. Hal böyle olması gerekirken son yıllarda toplumsal olayların yıkıcı etkilerini yakından yaşamış olan ülkemizde tekrar kaotik bir ortam oluşturma çabalarını üzüntü ile takip ediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasasının 2. Maddesinde belirtildiği şekliyle; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmü yer almaktadır. Kuruluş felsefesinin gereği olarak Millî ve Üniter bir devlet olmanın yanında toplumsal birlikteliği sağlama da öncelik Anayasa ve söz konusu anayasaya bağlı hukuk kurallarıdır. Haklar, özgürlükler, sorumluluklar ve görevler hukuk kuralları çerçevesinde analiz edilir ve değerlendirilir. Hal böyle iken son günlerde bir devlet üniversitesinde meydana gelen olayların hukuk devleti bağlamında hiçbir hükmü yoktur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir sokak devleti değildir. “Bizi ancak çalışmak kurtarır” diyen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gençliği bu şekilde olamaz/olmamalıdır. Özellikle aklın, mantığın ve bilimin merkezi olan üniversitelerin bu şekilde çağ dışı prokovatif eylemlerle gündeme gelmesi hoş olmadığı gibi çok üzücüdür.

Biz Kızılelma Aydınları olarak söz konusu üniversitenin bazı öğretim üyeleri ve öğrencilerini aklı selim olmaya davet ediyoruz. Marjinal grupların prokovatif eylemlerine/söylemlerine itibar etmeden üniversite kimliğini korumaları gerektiğini düşünüyoruz. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

KIZILELMA AYDINLARI PLATFORMU