SEÇMENİ TANIMAK VE POLTİK PSİKOLOJİYİ ÖĞRENMEK

Seçmen tercihlerinin belirlenmesinde önemli bir etmen olan bir diğer husus da hiç şüphe yok ki, siyasal iletişim ve politik psikoloji çalışmalarının kesişme noktalarından biri olan kamuoyudur. Siyaset bilimcilerin kamuoyunu, kanıların toplanması ve açığa çıkma olayının ya seçim sonuçları ya da kamu siyasasının isteği doğrultusunda belirlenmesi şeklinde açıkladıkları görülmektedir. Buna karşılık sosyal bilimciler, psikologlar, sosyologların kamuoyunu açıklamak bakımından ortak noktaları, kanıların biçimlendirilmesi, yoğunluğu ve etkisidir.

Siyaset bilimciler için kamuoyu demokrasi bakımından ön planda yer alırken; sosyologlar kamuoyuna bir grup olarak, sosyal psikologlar kamuoyuna kişisel olarak bakmaktadırlar. Kamusal alan farklı bilgi ve sav kaynakları arasında bir etkileşimi teşvik etmelidir. Bu kaynakların yan yana konulması kamuoyunu oluşturur; bu da bireysel vatandaşlara kendi görüşleri için açık bir yön gösterir. Buradan yola çıkılarak, söz konusu bu “kendi görüş” oluşumunda, kamuoyu ile farklı derecelerde kurulan bağlantıların ve bu bağlantıların kuvvetli, zayıf, pozitif ya da negatif olmasının da bir anlamda politik psikoloji ile açıklanabileceğini ve bunun araştırma alanı kapsamında yer aldığını söyleyebiliriz.

Öte yandan, teorik kökleri bir tarafa, politik psikoloji en pragmatik hali ile uygulamacılara yönelik olarak aslında siyaset ve diplomaside başarıyı arttırmak üzere bu alanda hizmet veren politikacılara ve diplomatlara, toplumsal olaylara bakışlarında ve değerlendirmelerinde psikolojik bir pencere açarak hizmet vermektedir.

Özellikle seçim takvimleri daraldıkça, Roma arenaları benzeri kızışan ve iletişim yönetiminin reaktif anlayış ve uygulamalarının, çeşitli siyasal aktörler tarafından daha yoğun olarak başvurulan bir teknik olduğu dönemlerdeki siyasal arena, çeşitli iletişim stratejilerinin ve taktiklerinin öneminin daha da arttığı bir dönemdir hiç şüphe yok ki. Siyasi partilerin seçmenlerine ulaşmak ve oy toplamak için fayda sağladıkları bu çeşitli katman, içerik ve  boyutlardaki iletişim stratejisi ise temelde, lider davranışı, seçmen davranışı, grup dinamiği veya kitle psikolojisi gibi, politik psikoloji araştırma ve çalışmaları ile yorumlanabilecek kuvvetli bağlar üzerine konulabiliyor. Seçmen davranışının incelenmesi gibi, ilk anda algılanabilir yönünün ve faydalarının dışında, aslında politik psikoloji, baskı grupları, toplumsal travmalar, iç savaş, soykırım, terörist faaliyetler ya da göçmen (ya da çokkültürlülüğün getirdiği bir takım sorunlar diyebiliriz) bütünleşme sorunları ve ulusal/etnik kimliklerin psikolojisi gibi konuların tahlilinde ve bu bağlamda iletişim yönetiminde yararlanılan bilim dallarından faydalanmayı gerekli kılmaktadır.

Ayrıca bu saydıklarımıza ek olarak normal kimlik gelişimi, teröristin kimliği, etnik kimliğin gelişimi, terörizmin psikolojisi gibi alanlar üzerinde de durmaktadır. Politik psikolojinin araştırma alanları; büyük grupların ve liderlerin psikolojik motivasyonları, lider ve izleyen psikolojisi, etniklik psikolojisi ve toplumsal ve siyasal gelişmelerin psiko dinamiği şeklinde sıralanabilmektedir. “Psikiyatrinin işlevi” adlı Kriz Dergisi’nde yayınlanan makalede ise; psikiyatri kliniği hekimleri, politik psikoloji adı verilen alanın başlı başına politika ve ruhsal görüngüler ilişkisini konu edindiğini vurgulamaktadırlar. Politik psikolojinin temel çalışma alanları; siyasi kişilerin özellikleri, ideolojilerin psikolojik temelleri ve geleneksel olmayan katılma, siyasal iletişim ve siyasi şiddet gibi düzenlenmiş olaylara odaklanmıştır.

Politik psikolojinin üç temel özelliği şunlardır: Birincisi, sosyal aciliyet olaylarına her zaman hassas olur. İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır. Sonuncusu ise, geleneksel bir kanı sahası olarak, evrensel teori ve metotları barındırmasıdır. Politik psikolojinin önemi, çok tartışılan ama anlaşıldığı takdirde çok önemli bir öğretim olan bireysellik metodolojisinin varsayımına bağlıdır.

Toplumlarda insanların siyasete ilgi göstermeleri, içinde bulundukları düzenli yaşamları sekteye uğradığı takdirde mevzu bahistir. Bireyler sürdürdükleri yaşam olağandışı bir olay: ülkenin işgali, askeri darbe, gruplar arası çatışma v.b. ile bozulmadığı sürece, bu düzenin hep böyle gideceği fikrine kapılırlar ve bu doğrultuda siyasetten uzak bir yaşam sürerler. Bireyler işsiz kalma, inanç özgürlüğünü belirtmede sorun yaşama v.b. gibi, toplumda yaşanan sorunların sonucunun kendilerine etki etmesi halinde siyasal duyarlılık gösterirler.

Bireysel ve grup kimliğinin gelişimi çerçevesinde kimlik gelişimi, ben ve diğerleri bağlamında öteki kavramı, diğer grup tarafından yaşatılmış ve yoğun aşağılanma ve mağdur olma duygularının yaşandığı olaylar için kullanılan ve efsaneleşen seçilmiş travmalar meselesi, bir grubun üyelerinde başarılı olma ve başka bir grup üzerinde zafer kazanma duygusu yaratan ve seçilmiş travmalar gibi, efsaneleşen seçilmiş zaferler konusuyla beraber etnik çadır, ulusal çadır, mağdurluk psikolojisi, ait olma ve hayatta kalma psikolojisi, bölünme psikolojisi ve yaralanmış narsisizm kavramlarıdır.  

Politik psikoloji, bir strateji ve farklı gerçeklikleri birleştiren bir araç haline gelmiştir. O psikologların toplumdaki bölünmüş ve çatışmış söylevler ile oluşan krizleri, bilimsel yönlendirmeyle düzeltmeye çalıştığı yolu temsil eder. Siyasal psikoloji, siyasal sistemde psikolojik süreçlerin oynadığı rolü belirleyerek ve değişikliklerin nasıl olması gerektiğini anlatarak, ulusun psikolojik sağlığına katkıda bulunabilir.

Parlamenter olmaya karar veren bir kimse artık bütün yaşam biçimini bu kimliğin gerekli gördüğü kuralları uygulamak için bunun gerektirdiği değişimi de kabul etmek zorundadır. Uluslararası ya da evrensel boyutta bir parlamenter olacaksa bu değişim alanı daha da genişlemektedir.

Politik psikoloji, pragmatik (faydacı) bir bakış açısıyla uygulamacılara yönelik olarak aslında siyaset ve diplomaside başarıyı arttırmak üzere bu alanda hizmet veren politikacılara ve diplomatlara, toplumsal olaylara bakışlarında ve değerlendirmelerinde psikolojik bir pencere açarak hizmet vermektedir. Politik psikolojinin sorunlara yaklaşım yöntemi bütünleyici bir anlayışla, analitik psikolojinin temeline dayanmaktadır. Bu nedenle birkaç disiplinle birlikte bütünleşik bir yaklaşımda bir tarih perspektifi sunmaya çalışmaktadır.

Politik psikolojinin sorunlara yaklaşım yöntemi bütünleyici bir anlayışla, analitik psikolojinin temeline dayanmaktadır. Çok disiplinli ve bütünleşik anlayışla çalışan bir alan olarak aynı zamanda psikolojik perspektifle bir tarih değerlendirmesi de ortaya koymaya çalışmaktadır.

Politik psikoloji uzmanları, siyasi bilimleri; seçmenler, kural yapıcılar, yerel ve ülkesel yönetimler, uluslar arası örgütler, siyasi partiler ve kuruluşlar mevcudiyetini göz önüne alarak analiz eder. Politik davranışların altında yatan dinamikleri ve bunların sonuçlarını inceler. Her ne kadar kelime anlamı olarak “politik psikoloji” psikoloji terimi üzerine vurgu yapıyor olsa da bu disiplin için belki de doğru terim “politikanın psikolojisi” olmalıdır. Böylece alanın disiplinler arası doğası daha net anlaşılmış olur.

Politik Psikologlar; siyaset ve diplomaside başarıyı arttırmak üzere bu alanda hizmet veren politikacılara ve diplomatlara, toplumsal olaylara bakışlarında ve değerlendirmelerinde psikolojik bir pencere açma noktasında hizmet vermektedir.

Yeni Parti yapılanmalarının alanını iyi bilen Politik Psikoloji Uzmanı ve Çalışanlarına ihtiyaçları olduğu bir gerçekliktir. Bugünün kuşak tanımlaması ve kuşak geçişlerini bilen ve bunları yordayabilen araştırmacılar yeni oluşumlar için bir mecburiyettir.

Sefa İle…

Doç. Dr. Yener ÖZEN

EBYU Öğretim Üyesi