ZAMANI TANRI YAŞAR İNSANOĞLU ÖLÜME DOĞAR

Zaman diye bir şey yoktur: Zaman diye kabul edilen realite, evrenin işleyişine, anlamayacak veya anlamayanlara kolaylık olsun diye, somutlaştırılmış halidir… Zaman kavramı, insanoğlunun yaşarken kolaylık olması adına, üretilmiş bir kavramdır… Yoksa zaman yoktur, akan bir süreç vardır… İnsanoğlu bu akışı, dilimleyen bir sistem oluşturmuştur…

Zaman diye bir şey vardır: Zaman, iki hareket arasındaki süredir. Hareket ve maddenin nesnel hali zamanla belirir. Zamanın olmadığı yerde, nesnellikte yoktur! Bu nedenle zaman cismin kesinlikle belirleyici faktörüdür. Hareketin hızı zamanın da hızıdır.

Zaman diye bir şey var mıdır, yok mudur? Zaman (Grekçe: Khronos, Latince: Tempus) kavramı felsefede en çok kullanılan kavramlardan biridir. Bir felsefe kavramı olarak zaman: “…oluş, gelip-geçiş, değişme ve süreklilik biçimi; dönüşü olmayan bir doğrultuda birbiri ardından gitme…” olarak tarif edildiği üzere ileriye; yani geleceğe doğru uzandığı gibi geriye ve geçmişe doğru da uzanır.

Nesnel ve objektif olarak adlandırabileceğimiz zaman, cisimlerin hareketlerine bağımlı olarak ölçülebilir. Ancak modern fizik; görelilik (relativizm) kuramı çerçevesinde nesnel zamanın olmadığını ileri sürer. Öznel dediğimiz zaman ise zaman bilincine bağımlı olarak yaşantılara bağlıdır, kişinin psikolojik durumuna göre kısa veya uzun olarak değerlendirilebilir ve nesnel olarak ölçülemez.

Saat görece zamanın günlük ifadesidir… Peki, biz bu zamanın geçmiş/şimdi/gelecek ayrımını nasıl yapıyoruz? Aristoteles bu konuya şu şekilde eğiliyor, zamanın bir parçası varolmuştur, /artık/ yoktur; öteki parçası ise olacaktır, henüz yoktur. Ne var ki varolmayan bir şeyin varlıktan pay alması olanaksızdır. Zaman kavramı üzerine genel bir değerlendirmeyle zaman algısı kavramını sorgulayacağız…

 Mitolojiden müziğe, edebiyattan, sanata, fizikten felsefeye, matematikten astronomiye ve sinema sanatına insan tarih boyunca zaman kavramını sorgulamış ve anlamaya çalışmıştır. Zaman kavramı, anlaşılması en güç olan kavramlardan birisidir. Ne yalnızca fizik bilimi, ne de felsefe bunu açıklayabilir tam olarak. Fizik ve felsefe, ortak bir şekilde düşünüldüğünde belki zamanı anlamaya biraz daha yaklaşmış oluruz. Zaman hakkında bildiklerimiz, gerçeğin belki de milyonda bir’inden bile az olabilir.

İnsanın dördüncü boyutu sandığımız zaman, çevremizdeki her şeyle birleşmiş ve bütünlük oluşturmuştur yaşamımızda. Bu kavram üzerimizde büyülü bir güç olmakla beraber; biz Dünyalıları çarkının üzerinde oynatır oynatır güler ve sonra “acı gerçekler,” diye sözler dökülür ağzımızdan. Çünkü biz pişman olduklarımıza -yapmakta geç kaldıklarımıza- ağlarken zaman bize acımasızca güler. Biz gülmekle, eğlenmekle zaman kaybettiğimiz için zaman denilen büyülü güç bize yine güler. Ve zamanın kahkahalarını duyabilen, gülmekten akan gözyaşlarını görebilen bir insan, bilincini kaybetmeden bir ev süpürgesinin önünde usulünce sürüklenir ve gitmek istediği yere gider, ulaşmak istediği hedefe ulaşır.

“Zaman nedir? Kimse sormazsa ne olduğunu biliyorum. Ama birisine açıklamaya kalkarsam artık bilmiyorum… Eminim ki geçip gitmiş olmasa ‘geçmiş’ zaman olmayacak. Bir şey gelecek olmasa gelecek zaman da olmayacak. Peki nasıl oluyor da geçmiş ve gelecek var olabiliyor? Geçmiş artık yok. Gelecek ise henüz yok. Şimdiki zaman sürekli var ise, geçmişe karışmayacak ise şimdiki zaman değil sonsuzluk olmaz mı? İyi ama şimdiki zaman var olabilmek için geçmişe karışması gerekiyorsa mevcudiyetini yok oluşuna muhtaç olan bir Şimdi‘nin “VAR”’lığından nasıl bahsedilebilir? Demek ki zaman yokluğa meylettiği ölçüde var olan şeydir.”

Geçmiş ve Gelecek Zaman yoksa, Şimdi, onlardan hem ayrılır hem onlara bağlanır ama bunlar zamanın bölümleri de değildir. İnsanlar zamanın tümüyle Varlık’ta olup olmadığını incelerler ama zaman Varlık’ta değildir. Zaman aslında var olan olarak, var olmayana daha çok aittir. Bizim algı verilerimiz, zamana ait bir uzanımı verir. Bu uzanım çoğu kez zamanın içindedir. Bunu, ruhun çalışması ile ‘süre’ye borçluyuzdur. Süre aslında ruhun yayılmasıdır. Ruh kendisi bizzat zamanların içinde yayılır ve şimdiki zamanda kalır. Şimdiki zaman; gelecekteki, şimdideki ve geçmişteki şimdiki zamandır. Şimdiki Zaman nedir? Şimdiki zaman geçmişteki şimdiki zaman, şimdiki zamandaki şimdiki zaman ve gelecekteki şimdiki zamandır. Şimdiki zamanın irtibat özelliği, bilincin yönelimselliğiyle kolayca tanınır. Belki de bu yüzden ‘Varolan Şimdiki Zaman’ ile ‘Varolan Bilinç’ ve yönelimleri özdeştir. Yani zamanın varlığıyla, bilincin varlığı aynı an’dadır.

Gerçekten zaman nedir? Biz neresindeyiz?

Sefa ile…

Doç. Dr. Yener ÖZEN