Ayarlarımızla oynamayın!

Ömrümün yarısına yakınını Büyük Türkistan’da üniversitede çalışarak geçirdim ve hâlâ devam ediyorum. Sâbık SSCB döneminde Marksist-Leninst fikirlerle yetişmiş soydaşlarımızın 1991 yılında bağımsızlıklarını kazanmalarıyla komünist rejim de  tarihin çöplüğündeki yerini almıştır. Zaman zaman Türkiye’den gelerek âh u zâr ile  “Sosyalizmi koruyamadılar… Sistemi mahvettiler…” diye zırlayan pek çok  vatandaşımızla muhatap oldum… Bunların hemen hemen hepsi okumuş câhildi. Özbekistan ve Kırgızistan’da geçirdiğim yıllar içinde “Ah keşke komünist rejim yeniden gelse/olsa…” diyenine rastlamadım. Eski dönemin olumlu ya da olumsuz yönlerini herkes kendi zâviyesinden anlatmaya devam ediyor elbette ama mevzu başka… Küçükçekmece Belediyesinin bir çocuk parkına asıl rengi kızıl olan ama çakmasınlar diye sarı zemin üzerine gri, yeşil  yıldız ile etrafını terör örgütünün renkleriyle doldurmuş olmaları neleri çağrıştırıyor bize?  Neden böyle bir tercih yaptıklarını düşünün bir kere… Köhnemiş ve asli kullanıcılarınca tarihin zibilliğine atılmış ve çöplükteki en pis yerini almış komünizm-sosyalizm sembollerine ve pespaye rejimlere ülkemizde bu kadar hayranlık duyduran şey fikir özgürlüğü ile asla izah edilemez. İşi kulüp renklerine bağlayarak izaha çalışan ahmakları da anlamıyorum. Yıldızın beyaz dışındaki her rengi bize ters gelir. Hilâlin yanındaki yıldız bizim baş tâcımızdır. Başka renklerin şekillerin, simgelerin gölgeleri bile asla bu topraklarda yer bulamaz. 

O parktaki rezil görüntüye son verip ilgililer hakkında da soruşturma başlattığı için İstanbul Valiliğine teşekkür ederim.

Öyle yandan, kıyıdan, köşeden bizim ayarlarımızla oynamasın kimse… Bölücülerin partisiyle iş birliği yapanların faaliyetleri epeydir devam ediyor, hatta ara vermeden devam ediyor… Yandan oynama! Çık meydana da Türk milleti dersini bir kez daha versin…