10. yüzyılda Türkistan coğrafyasında İslamiyet’in hızla yayılmaya ve Türklerin de topluluklar hâlinde müslüman olmaya başladığı görülür. İslamiyet’in kabulüyle gerçekleşen kültürel değişimin ilk izleri Kutadgu Bilig ve Dîvânu Lugâti’t-Türk gibi eserlerden takip edilebilmektedir.

Bu dönemde Oğuzların da hem bir devletleşme sürecine girdikleri hem de bir İslamlaşma sürecini yaşadıkları görülür. Oğuzların İslamlaşma sürecini nasıl yaşadıklarını gösteren önemli bir tanık, Türk kültürünün çok önemli bir temsilcisi olan “Dede Korkut Hikâyeleri”dir. İslamlık öncesi dönemde teşekkül eden “Dede Korkut Hikâyeleri”, İslamlık sonrası dönemde yazıya geçirilmiştir. Buna bağlı olarak hem İslamiyet öncesi inanç izleri taşımakta, hem de İslam inancına ait ögeleri içinde barındırmaktadır. Bu yüzden eserde, hem ağacın, suyun, dağın eski kutsiyetini koruduğu belirgin bir şekilde göze çarpar, hem de kahramanların arı sudan abdest alıp iki rekat namaz kıldığı görülür. İslamiyetin kabulüyle, Türkçe metinlerde kullanılmaya başlanan “Allah” kelimesi yanında “Tanrı” kelimesi de kullanılmaya devam eder. “Dede Korkut Hikâyeleri”nin Dresden nüshasının 56 yerinde “Allah”, 73 yerinde “Tanrı” kelimesi geçmekte; eserde, “kadir Tanrı” ve “kadir Allah”; “Allah Taala kargayupdur” ve “Tanrı Taala kargayupdur” şeklindeki ifadelerden “Allah” ve “Tanrı” kelimelerinin birbirinin yerine de kullanılabildiği görülmektedir. Yapılan bu çalışmada; “Dede Korkut Hikâyeleri”nde “Allah” kavramını karşılayan kelimeler tespit edilmiş, tespit edilen bu kelimelerin kullanıldıkları bağlam ve kullanılış biçimleri değerlendirilmiş ve buna bağlı olarak bu hikâyelerdeki Oğuzların İslamlaşma sürecinde “Allah” kavramı algıları hakkında bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır.

Yayının tamamını okumak için: http://www.turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&makale_id=19087